top of page

Yaşlanan Avrupa İçin Türkiye ve Almanya Arasında Sağlık İş Birliği

2 gün önce
6 dakikada okunur

Medikal termal esenlik ve yaşlılık turizminde ortak fırsatlar

Behlül ÜNVER

Dünya Sağlık Turizmi Platformu Başkanı

4 Ekim 2026

Avrupa’nın yaşlanan nüfusu, Türkiye ile Almanya arasındaki sağlık iş birliğine somut bir gündem kazandırıyor. İleri yaşlarda ihtiyaç duyulan tedavi, rehabilitasyon ve bakım hizmetlerini nasıl sürdüreceğimiz, önümüzdeki yıllarda daha fazla aileyi ve kurumu ilgilendirecek. Türkiye’nin sağlık hizmetleriyle termal kaynaklarını, kıyı bölgelerindeki yaşam imkânlarını ve konaklama altyapısını birlikte değerlendirerek bu ihtiyaca yönelik ortak çözümler geliştirebiliriz.

Eurostat verilerine göre 1 Ocak 2025’te Avrupa Birliği nüfusunun yüzde 22’si 65 yaş ve üzerindeydi.[1] Almanya Federal İstatistik Ofisinin Aralık 2025’te yayımladığı projeksiyon ise 2035’te Almanya’da her dört kişiden birinin 67 yaş ve üzerinde olacağını öngörüyor.[2] Yaş eşikleri farklı olan bu iki gösterge, Avrupa’nın mevcut durumunu ve Almanya’nın yaklaşan emeklilik dönemini ortaya koyuyor. Sağlık ve bakım planlarımızı bugünden bu demografik değişime göre hazırlamalıyız.

Benim önerim, Türkiye–Almanya sağlık turizmi ilişkisini medikal, termal, esenlik ve yaşlılık turizmini kapsayan bir iş birliği çerçevesinde geliştirmektir. Ameliyat veya uzmanlık gerektiren bir tedaviden, emeklilikte birkaç ay sağlıklı ve güvenli yaşama kadar farklı ihtiyaçlar söz konusu. Her ihtiyaca uygun hizmetin nerede, kim tarafından ve hangi ödeme düzeniyle sunulacağını birlikte planlamak, hem hastalara hem sağlık ve turizm kurumlarına yeni imkânlar sağlayabilir.

Köklü ilişkilerin sağlık alanındaki karşılığı

Türkiye ile Almanya arasındaki yıllara dayanan ilişkiler, aile bağları ve iki ülkede gelişen iş hayatı bu ortaklık için güçlü bir başlangıç noktası oluşturuyor. Alman Dışişleri Bakanlığının 2025 tarihli değerlendirmesine göre Almanya’da yaklaşık üç milyon Türkiye kökenli insan yaşıyor.[3] Birçok ailenin hayatı iki ülkeye uzanıyor; emeklilikte nerede yaşanacağı, aileye yakınlık ve sağlık hizmetlerine erişim aynı kararın parçaları haline geliyor.

Almanya’daki Türk toplumunun dil ve kültür bağları, ihtiyaçları anlamayı ve uygun hizmet tasarlamayı kolaylaştırabilir. Bu birikimle kurulacak ortaklıklar Almanya’da yaşayan diğer insanlara da açık olmalıdır. Türk ve Alman sağlık kurumları, üniversiteler, sigorta kuruluşları ve yatırımcılar, yaşlanan nüfusun ihtiyaçlarını birlikte ele alabilir. Böylece mevcut yakınlığımız, düzenli hizmet sunan ve sonuçları izlenebilen projelere dönüşebilir.

Medikal termal esenlik ve yaşlılık turizmini birlikte düşünmek

Medikal turizm, tanı ve tedavi amacıyla yapılan seyahatleri kapsar. İleri uzmanlık gerektiren işlemler, planlı cerrahi veya belirli rehabilitasyon hizmetleri bu alanda değerlendirilebilir. Almanya’da yaşayan kişinin uygun hizmete erişmesi için Türkiye’deki tedavi öncesi değerlendirme ile Almanya’daki takip arasında bağlantı kurulmalıdır. Hasta seyahati, kişinin tıbbi ihtiyacı ve tercihleri doğrultusunda planlanmalıdır.

Termal turizmde ise Türkiye’nin farklı bölgelerindeki kaynaklar ve tesisler ayrı bir çalışma alanı sunuyor. Afyonkarahisar, Bursa ve Denizli gibi termal destinasyonlar, resmî turizm tanıtımında da yer alıyor.[4] Bu tesislerde hekim değerlendirmesine dayanan rehabilitasyon programları, uygun termal uygulamalar ve konaklama birlikte tasarlanabilir. Almanya’daki sağlık kurumlarıyla ortak programlar geliştirirken hizmetin bilimsel dayanağı, klinik uygunluğu ve ödeme kapsamı açıkça belirlenmelidir.

Esenlik turizmi, kişinin günlük yaşamında iyi olma halini destekleyen hareket, beslenme, dinlenme ve sosyal katılım imkânlarını bir araya getirebilir. Türkiye’nin Akdeniz ve Ege kıyılarındaki doğal çevresi, denizi ve mevsimine göre ılıman iklimi, bu programların tasarımı için fırsat sunuyor. Kıyı bölgelerinde uzun konaklamayı, erişilebilir yürüyüş alanlarını ve sosyal etkinlikleri sağlık hizmetlerine yakın bir yaşam düzeniyle birlikte düşünebiliriz. Doğal çevrenin çekiciliğini, kişinin yaşına ve ihtiyaçlarına uygun hizmetle tamamlamalıyız.

Yaşlılık turizmi de emeklilerin ve ileri yaştaki bireylerin yaşam tercihleri üzerinden ele alınmalıdır. Bağımsız yaşayabilen bir emeklinin mevsimlik konaklama ihtiyacıyla, günlük yaşamında desteğe ihtiyaç duyan bir kişinin bakım gereksinimi farklıdır. Düzenli sağlık kontrolü, rehabilitasyon, evde destek veya kurumsal bakım gibi hizmetler ihtiyaca göre planlanabilir. Gönüllü katılım, kişinin karar verme hakkı ve aileyle iletişim, bu programların temelinde yer almalıdır.

Sağlık turizminde ortak çalışma alanları

Hizmet alanı

Temel ihtiyaç

Ortak çalışma örneği

Medikal turizm

Tanı ve tedaviye erişim

Yerel değerlendirme ve takip ile bağlantılı Türkiye’de tedavi

Termal turizm

Uygun termal uygulama ve rehabilitasyon

Sağlık kurumlarıyla tasarlanan tesis ve konaklama programları

Esenlik turizmi

İyi olma hali ve aktif yaşam

Kıyı bölgelerinde hareket ve sosyal katılımla desteklenen konaklama

Yaşlılık turizmi

Mevsimlik yaşam ve ihtiyaca göre destek

Sağlık ve bakım erişimi planlanmış uzun konaklama veya destekli yaşam

Tablo iş birliği önerilerini özetler. Hizmet ve ödeme kapsamı her program için ayrıca belirlenmelidir.

Emeklilerin Türkiye’de yaşayabilmesini kolaylaştırmak

Almanya’da yıllarca çalışmış emekli Türk vatandaşlarımızın bir kısmı, yılın daha uzun bir bölümünü Türkiye’de geçirmek veya emeklilik hayatını burada sürdürmek istiyor. Sağlık ve bakım hizmetlerinde kesinti yaşama kaygısı, bu tercihi zorlaştırabiliyor. Almanya’da erişebildiği hizmetin Türkiye’de nasıl devam edeceğini bilemeyen bir kişinin, aile ve memleket bağları güçlü olsa da yaşam planını ertelemesi anlaşılır bir durumdur.

Bu konuda kullanılabilecek bir zemin zaten mevcut. SGK’nın bilgilendirmesine göre, sözleşmeli ülke sigortalıları uygun sağlık yardım belgesi ve kayıt işlemleriyle Türkiye’de anlaşmalı sağlık hizmet sunucularından yararlanabiliyor. Ancak geçici ziyaret ile daimi ikametteki kapsam farklılaşabiliyor ve kişinin sigorta durumuna bağlı koşullar bulunuyor.[5] Alman uzun süreli bakım sigortasının yurt dışında kullanımı da sağlık sigortasından ayrı kurallara tabi.[6] Dolayısıyla Almanya’daki bütün sağlık ve bakım hizmetlerinin aynı kapsamda Türkiye’de alınabildiğini varsayamayız.

İki ülke için önemli bir ortak çalışma alanı, mevcut hakların anlaşılmasını ve kullanılmasını kolaylaştırmak, kapsam boşlukları için de çözümler geliştirmektir. Önerim, SGK, Alman sağlık ve bakım sigortası kuruluşları ve hizmet sunucularının birlikte çalışarak erişim, hizmet kapsamı ve ödeme düzenini netleştirmesidir. Daha geniş bir kapsam için gerekli anlaşmalar ve hukuki düzenlemeler ayrıca değerlendirilmelidir. Hedef, Almanya’da sahip olunan sağlık ve bakım kapsamıyla uyumlu hizmetlerin Türkiye’de de sunulabileceği bir düzen geliştirmektir. Emeklilerin güvencelerini koruyarak Türkiye’de yaşamayı seçebilmesi, vatandaşlarımıza sunulabilecek değerli bir hizmet olacaktır.

Almanya’da takip edilen, emeklilik döneminde kış aylarını Türkiye’de geçirmek isteyen bir kişiyi düşünelim. Düzenli ilaç temini, kontrol muayenesi ve gerektiğinde evde destek önceden planlanırsa, birkaç aylık konaklama daha güvenle değerlendirilebilir. Günlük bakıma ihtiyaç duyuluyorsa hem hizmetin sağlayıcısı hem finansmanı ayrıca belirlenmelidir. Bu örnekte çözüm, kişinin yaşam tercihiyle sağlık ve bakım ihtiyacını aynı plan içinde ele almaktır.

Hizmeti iki ülkede birlikte sunmak

Uluslararası sağlık hizmetlerinde ilişkinin hasta seyahatinden önce başlayıp dönüşten sonra sürmesini sağlayan yapılar bulunuyor. Örneğin Türkiye merkezli bir sağlık grubunun Berlin’deki ofisi, bilgilendirme, rapor paylaşımı, tedavi planlaması ve dönüş sonrası iletişim için yerel bir temas noktası olarak çalışıyor.[7] Bu tür ofisler hastanın bulunduğu yerde bilgiye ulaşmasını kolaylaştırır. Tıbbi hizmetler ise yetkili sağlık kurumları ve sağlık çalışanları tarafından sunulur.

Geliştirmemiz gereken modelde Almanya’daki irtibat ofisleri, anlaşmalı yerel sağlık kurumları ve gerektiğinde ortak yatırımlar birlikte rol alabilir. Yerinde karşılanabilecek değerlendirme ve takip hizmetleri Almanya’da sürdürülebilir; Türkiye’de sunulması uygun olan tedavi, rehabilitasyon veya uzun konaklama programları için seyahat planlanabilir. Böylece bir kişi her hizmet için ülke değiştirmek zorunda kalmadan iki ülkedeki hizmet ağından yararlanabilir. Kurumlar arasındaki bilgi paylaşımı ve bakım sorumlulukları baştan tanımlanmalıdır.

Türkiye’de hastane, termal tesis, erişilebilir konaklama ve bakım hizmetini birbirine bağlayan projeler; Almanya’da da yerel sağlık ortaklıkları geliştirilebilir. Yatırım kararında hedef kitlenin gerçek ihtiyacı, hizmetin sürekliliği ve ödeme modeli birlikte incelenmelidir. Konaklama kapasitesine ek olarak sağlık ve bakım ekiplerinin çalışma düzenini kurmak, bu projelerin uygulanabilirliğini belirleyecektir.

Kısa ve orta vadede ortak çözümler

Kısa vadede, önümüzdeki bir iki yıl için mevcut kurumlarla başlayabileceğimiz çalışmalar var. Emeklilere sağlık hakları konusunda ortak bilgilendirme, Almanya’da yerel değerlendirme ve takip ortaklıkları, Türkiye’de sınırlı sayıda katılımcıyla mevsimlik konaklama ve termal rehabilitasyon programları geliştirilebilir. Her programda sağlık ve bakım ihtiyacı, hizmet kapsamı, maliyet ve kişinin deneyimi birlikte değerlendirilmelidir. Bu çalışmalar, hangi modellerin genişletilmeye uygun olduğunu gösterebilir.

Orta vadede, üç beş yıllık bir çerçevede ortak rehabilitasyon merkezleri, destekli yaşam projeleri ve uygun hizmet alanlarında sigorta kuruluşlarıyla ödeme anlaşmaları gündeme alınabilir. Almanya’da değerlendirme ve takip, Türkiye’de uygun tedavi veya konaklama hizmeti sunan bağlantılı bir yapı kurulabilir. Bu projelerin başarısı, iki ülkedeki kurumların yetkilerine uygun çalışmasına ve yaşlı bireyin hizmete kesintisiz erişebilmesine bağlıdır.

İnsan kaynağı da bu iş birliğinin önemli bir alanıdır. Hekimlik, hemşirelik, fizyoterapi, geriatri ve bakım hizmetlerinde ortak eğitim programları, dil eğitimi ve kurumlar arası deneyim paylaşımı geliştirilebilir. Yaşlıyla iletişim, günlük yaşam desteği ve bakım koordinasyonu gibi konularda iki ülkeden ekiplerin birlikte eğitim alması somut bir başlangıç olabilir. Türkiye’nin sağlık yönetimi ve hizmet sunumundaki birikimiyle Almanya’nın ilgili alanlardaki deneyimi, eğitim ve uygulama projelerinde buluşabilir. Mesleki yetki ve yeterlilik şartlarına uygun modeller kurulurken her iki ülkedeki hizmet kapasitesini güçlendirmek hedeflenmelidir.

Avrupa’nın yaşlanmasına yönelik ortak çalışmalarımızı, insanların hangi ülkede yaşamak istediği ve orada hangi desteğe ihtiyaç duyduğu üzerinden kurabiliriz. Türkiye’nin medikal hizmetlerini, termal imkânlarını ve kıyı bölgelerindeki yaşam olanaklarını Almanya’daki sağlık ve bakım sistemiyle bağlantılı projelerde değerlendirmek mümkün. Köklü ilişkilerimiz bu çalışmalara başlamak için güçlü bir zemin sunuyor. Şimdi bu zemini, emeklilerin ve ailelerin günlük hayatında karşılığı olan hizmetlere dönüştürmeliyiz.

Kaynaklar

Kaynaklar 4 Ekim 2026 tarihinde kontrol edilmiştir.

[1] Eurostat. Population structure and ageing. 1 Ocak 2025 nüfus verileri ve Şubat 2026 değerlendirmesi.

[2] Destatis. Population projection. 16. koordineli nüfus projeksiyonu ve 11 Aralık 2025 açıklaması.

[3] Alman Dışişleri Bakanlığı. Germany and Turkey Bilateral relations. 5 Mart 2025.

[4] Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı GoTürkiye. Thermal Springs and Wellness Guide. Termal destinasyonların tanıtımı.

[5] Sosyal Güvenlik Kurumu. Yurtdışı. Yurt dışı sigortalıları ve Türkiye’de ikamet eden emekliler için sağlık yardımları.

[6] Alman federal mevzuat portalı. SGB XI madde 34. Yurt dışında bakım sigortası haklarının kullanımına ilişkin güncel hüküm.

[7] Acıbadem International. Berlin Germany. İrtibat ofisinin görevlerine ilişkin kurum açıklaması.

Yorumlar


bottom of page